Cumartesi, Ekim 02, 2010

Editörün Tavsiyesi (Baskısı) Üzerine Bir Hoşbulduk Yazısı...

Kendine editör sıfatını yakıştıran arkadaşımız Atacan'ın, Yekpaare Taarruz adının oluşması esnasında "konuşuyorduk" olarak bahsettiği "bi arkadaş" ben oluyorum izninizle. Hemen kendimden bahsedeyim:

* Adım Özge, buralarda bana zogfe derler. İsmimde ve nickname'imde bir "Can" ibaresi bulundurmayarak blogun istikrarını bozduğum için özür diliyorum hepinizden. Zogfe ne lan? diyenlere de şööyle kısaca şeyediyim: zogfe'nin olayı da şudur ki -kuzenim küçükken bana zögfe dermiş- her liseli gibi ben de rumuz arayışı barındıran bir döneme giriş yaptığımda "allam ne olsun, ne olsun..." diye düşündükten (ve itiraf ediyorum bu belirsizlik döneminde alkdajdjajlasjajfjaşjf nickname'ini kullanan 3989522 şahıstan biri bendim) sonra, zögfe ismini kullanmaya başladım, hoşuma da gitti. Zaten neden gitmesindi ki. Gitmemesi için hiç bir sebep yoktu. E devamında da takdir edersiniz ki Türkçe karakterler bu alemlerde kullanılmadığından işte o zogfe benim efenim. Hoşgeldim.

* Naber? diye giriş yapmayı severim. Ama Yekpaare Taarruz'un yayıncılık ilkeleriyle uyuşmadığını tahmin ettiğim için "Merhabalar"ı uygun görüyorum şimdilik.

Merhabalar;

Bu blogta ne aradığımı ben de çok merak ediyorum. Sanırım kendiminkine sığamayıp taştığımdan dolayı, bişeyler arıyorum işte. Yalan söyledim, şu sıralar biraz depresif biraz agresif bir ruh hali çerisinde bulunmamdan ve çok sevgili Atacan arkadaşımın da buna bir dur deme girişiminden dolayı az önce pek mükemmel Yekpaare Taarruz'a katıkıda bulunmam için yazarlık teklifi aldım. Kabul de ettim, kendisini kıracak değildim ya? Hem belki işe de yarardı, bir umut doğdu o an işte. Klavyeyi elime aldım ve başladım hemen, karın tokluğuna. Karnımı kendim doyurmam dışında tanımsal bir sakatlık yok bu noktada. Bence yani.

* Ani bitişleri severim, tıpkı zengin kalkışlarını sevdiğim gibi. Yayıncılık ilkelerinin bu konuda bir sakatlık çıkaracağını düşünmüyorum.

Şimdi sağlıcakla kal okurcuk. Öperim.

Editörün Notu: Aferin çocuğum

Yazarın Notu: Sanki sadece editörler not yazabiliyormuş gibi. thehey.

Cuma, Ekim 01, 2010

Tencerede Börülce Oynar Gelin Görümce

(Josh Holloway, bu yazıda tasvir ettiğim tipimle çok uyuştuğu için onun temsili bir resmini kullandım. Öpüyorum kendisini geçen sette karşılaştık da neyse özel hayatımı anlatmayayım.)
Abicim, yanlış yapıyosunuz yahu. 1 Ekim 2010'da düğün mü yapılırmış? Düğün dediğin yazın filan olur lan. Bence en güzel tarih Mayıs ya da Haziran aylarının günlerinden bir tanesi olabilir, bence yani.

1 Ekim'de düğün yapan zaten 35 yaşından sonra filan evleniyodur bana göre. Ha "Sen nerden biliyosun lan yavşak?" diyceksin. Abi, "gelin alma" denen törene şahit oldum. Gelin olacak kadın, bizim apartmanda oturuyormuş. Davulla zurnanın sesine uyandım, bodrum katta oturduğum için, yukarıya çıktım. BAK UYANDIM DİYORUM. Tatlı tatlı öğle şekerlememi yaparken, uyandırıldım yaaaaa. Neyse ben çıktım yukarıya, damat kel, şişman falan.
Tipte hayır yok. Evlât olsa sevilmez lan! O derece iğrenç yani! Meymenetsizin teki... Gelin de nasıl güzel falan dermişim, ehehehe. O kadar güzel değildi ama yoklukta gideri vardı bence. İşin kötü tarafı abicim, mevzuyu bağlayayım. Ben "Bu gürültü ne amuğağöyim!!" diye uyanıp apartman girişine çıkınca, fotoğrafçılar falan gelini çekiyomuş; ben de arkada uykudan yeni uyanmış, küfreder halimle fotoğrafların birkaç karesinde belirdiğime eminim. Şimdi bu fotoğraflara bakan bir kaynana bu ne deyip mızmızlanacak. Zaten gelin-kaynana ilişkisi çok tırt oluyomuş genelde. Benim yüzümden gelin hanıma olan kini, öfkesi bir kat daha artıcak lan. Kötü bi durum sonuçta. Kambersiz düğün olmaz derler ya; benim rızam olmadan benim yaşadığım apartmandan gelin alırsan, fotoğraflarda öyle meymenetsiz meymenetsiz bakarım, el kol hareketi yaparken çıkarım. Sonuç daha 30-40 kelime önce dediğim gibi kötü olur.

Yani, demem o ki sevgilim, eğer benim bulunduğum yerlerde bişey oluyosa haberim olsun. Sıçarım çarkınıza. Mahvederim sizi. Kahırbela dolaşırsınız lan, godoşlar! (nasıl da ilkokul çocuğu gibi giriş gelişme sonuç şeklinde 3 paragrafta yazdım ama, meheheehhheee.)