Perşembe, Aralık 02, 2010

Üniversiteli

Üniversite okuyoruz, ne güzel. Antin kuntin şehirlerde okuyanı da var acayip güzel, çok şahane şehirlerde okuyanı da var. Ama her üniversitelinin (evde kalanlar için konuşuyorum) bazı sorunları, sorumlulukları var. Çamaşırdı, ütüydü, yemekti, temizlikti, bulaşıktı... Zor işler bunlar. Bunun bi de vizesi finali var ki; yapmakla mükellef olduğumuz bu işler birikiyor.

Bir de ailesiyle yaşayan üniversitelilerimiz var. Hayat onlara güzel mınıskim. Yedikleri önlerinde, yemedikleri arkalarında; her daim temiz, düzenli odaları, yıkanmış çamaşırları falan var.
Bu arkadaşların yapmakla mükellef oldukları tek şey sıçmak. Ne güzel değil mi yahu? Elle tutulur yaptıkları tek şey bu. Üzerine bir de sifonu çeken varsa helali hoş olsun. Hayırlı evlatmış vallahi. Ha şimdi haklarını yemeyeyim, anasına babasına yardımı dokunan yok değildir. Vardır. Onlar üzerine alınmasın. Bazı göt laleleri var öyle geziniyorlar ortalıkta. Ağız burun girişesim geliyor da dayak yerim belli mi olur düşüncesiyle vazgeçiyorum zaten.

Giriş gelişme sonuç şeklinde ilkokul 5. sınıf ayarında yazdığım bu naçizane yazımda düşüncelerimi belirtmiş olmak beni bahtiyar etmiyor değil. Herşeye rağmen diyorum; iyi ki bekâr hayatı yaşıyorum. Ah bi de şu bulaşıkları yıkayan olsa...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder