Çarşamba, Temmuz 21, 2010

Orası sıcak da burası değil mi?

Şimdi lafa küt diye ya da pat diye (artık hangi lafa girme efektini beğeniyorsanız) giriyorum ama elden bi' şey gelmiyor. Girmem lazım. Uzun uzun girizgâhlar bana göre değil sanırım. İçim sıkılıyor yoksa. Neyse. Bugün annemin dükkanına giderken yolda çok terledim. Affedersiniz ama kuyruk sokumuma kadar ter aktı yani. Kendimden tiksindim. Sonra vay be dedim ne sırt varmış arkadaş. Dere yatağı gibi maşallah. Sonuç olarak o ter oradan aktı ama. Sonuç olarak o ter beni rahatsız etti. Şimdi aklıma gelen iki soru şuydu:
1- Terlemek ayıp mı?
2- Terlediğim için tişörtüm ter kokacaktı ve ben o tişörtle insanların arasına karışmaya gidiyordum. Özgüven eksikliği yaşayabilme ihtimalim neydi?
Elbette terlemek ayıp değil. Ben daha çok 2. soru üzerinde durdum. Ve bir anda -kolay yolu seçerek- ergenliği seçtim ve "insanlardan tiksiniyorum" diye iç geçirdim. Bağırıp çağırmadım ama. Neyse önemsiz detayları atlıyorum ve sadede doğru hızlı ama kararlı adımlarla ilerliyorum bebeğim. Örneğin bir Kuşadası'nda herhangi bir markete girdiğinde ya da yolda yürürken cıbıl cıbıl abiler ablalar görebiliyorsun. Ama yürüdüğü yolun, girdiği marketin denizle falan alakası yok, çok sapa bi' yer. Şimdi ben de şu sıralar ailemin yanında Tire'deyim ve ben de yolda yürüyorum, markete giriyorum. Benim o abilerle ablalarla ortak noktaların olduğu gibi ortak olmayan noktalarımız da hali hazırda mevcut. Ortak noktalar kısaca şöyle; onlar da ben de terliyoruz, aynı güneş Kuşadası'nı da Tire'yi de kavuruyor. Ayrı noktalarımız ise; onlar tişörtsüz cıbıl cıbıl gezebiliyor, ben gezemiyorum. İşte ben bunu düşündüm yol boyunca. Ben niye tişörtümü çıkararak yürüyemiyorum ki? Eğer bir muasır medeniyetler seviyesi'nden bahsedeceksek, amacımız buysa; öncelikli olarak Tire halkının benim yollarda tişörtsüz gezebilme hakkımı kanıksamaması, yadsımaması aksine bunu savunması gerekir. Benim Tire ve diğer ilçe halklarından beklentim budur. Ben sokaklarda ama terleyerek ama terlemeyerek o kavurucu güneşin altında tişörtsüz bi şekilde gezebilmeliyim. Bu hem amele yanığı denen aşağılayıcı deyimi ortadan kaldırır hem de işçi sınıfının önündeki büyük bir engel de kendiliğinden aşılmış olur. Durum böyleyken halkın bana karşı olan yersiz tepkisini ortadan kaldırmak için devrimci marksistler ne yapacak? Devrimci Marksistler'in tavrı ne olacak?
Saygılarımla.
Atacan AK.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder